Glokom, göz tansiyonu hastalığı olarak bilinen ve tedavi edilmediğinde görme kaybına, ileri aşamalarda ise körlüğe yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır.
Gözün içerisinde, gözü besleyen bir sıvı üretilir. Üretilen bu sıvı, boşaltım kanallarından geçerek göz dışına atılır. Bu kanallarda darlık veya tıkanıklık olması durumunda sıvı göz içerisinde birikir ve göz içi basıncı yükselir. Yüksek göz içi basıncına maruz kalan görme siniri hücreleri zamanla zarar görerek işlevlerini kaybedebilir.
Göz tansiyonunun normal değerleri genel olarak 9–20 mmHg arasındadır.
Göz tansiyonunu ölçmek için çeşitli cihazlar kullanılmaktadır. Göze hava püskürterek ölçüm yapan Air-Puff cihazlarında zaman zaman ölçüm farklılıkları görülebilir. Göze uyuşturucu damla damlatılarak yapılan applanasyon ölçümü ise daha güvenilir bir yöntemdir.
Glokomun başlıca iki türü vardır:
En sık görülen glokom çeşididir. Bu glokom türünde göz tansiyonu normal değerlerin biraz üzerinde olabilir. Genellikle herhangi bir belirti vermez ve sinsi bir şekilde ilerleyerek görme sinirinde hasara yol açabilir. Bu nedenle hastalık çoğu zaman geç fark edilir.
Nadir görülen bir glokom türüdür. Göz tansiyonu kısa sürede ve çok yüksek seviyelere çıkabilir. Şiddetli baş ve göz ağrısı, gözde kızarıklık, bulanık görme, mide bulantısı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu tablo glokom krizi olarak adlandırılır ve acil değerlendirme gerektirir.
Sık görülen açık açılı glokom, erken dönemde genellikle herhangi bir belirti vermez. Hastalık ilerleyip görme sinirinde hasar oluştuğunda görme alanında daralma ve görme azalması gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Açık açılı glokomda gözlerde yanma, batma, ağrı, kızarıklık, kaşıntı veya sulanma gibi belirtiler genellikle görülmez.
Daha az görülen kapalı açılı glokomda ise şiddetli baş ve göz ağrısı, mide bulantısı, kusma, bulanık görme, ışıkların etrafında halkalar görme ve gözlerde kızarıklık gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Glokom tanısı çoğu zaman rutin göz muayenesi sırasında tesadüfen konulur. Hastalar sıklıkla gözlük almak amacıyla muayeneye gelir ve yapılan değerlendirmede göz tansiyonlarının yüksek olduğu fark edilir.
Şüpheli durumlarda göz tansiyonu farklı zamanlarda tekrar ölçülür. Göz tansiyonu ölçümünün yanı sıra kornea kalınlığının belirlenmesi için pakimetri, görme fonksiyonlarının değerlendirilmesi için görme alanı testi ve görme sinirinin lif tabakasının değerlendirilmesi için RNFL tomografisi yapılabilir.
Glokom değerlendirmesinde bu tetkiklerin sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Elde edilen bulgular glokom şüphesini desteklediğinde tanı ve tedavi planlaması yapılır.
Gözün en ön kısmında bulunan korneanın kalınlığı, göz tansiyonu ölçümlerinin değerlendirilmesinde önemlidir. Kornea normalden kalın olduğunda göz tansiyonu olduğundan daha yüksek, normalden ince olduğunda ise olduğundan daha düşük ölçülebilir.
Kornea kalınlığı pakimetri cihazı ile ölçülür. Glokom ve glokom şüphesi bulunan hastalarda bu ölçüm, doktorun değerlendirmesi açısından önem taşır.
Glokom erken dönemde belirti vermeyebildiği için risk grubunda bulunan kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırmaları ve göz tansiyonlarını kontrol ettirmeleri önemlidir.
Glokom erken dönemde tespit edildiğinde tedaviye göz damlaları ile başlanabilir. Göz tansiyonunu düşürmek amacıyla kullanılan çeşitli ilaçlar bulunmaktadır. Doktor, hastanın göz tansiyonu değerlerine ve genel durumuna göre uygun tedaviyi belirler.
Bazen tek bir göz damlası yeterli olmayabilir. Bu durumda ikinci veya üçüncü bir ilaç tedaviye eklenebilir.
İlaç tedavisiyle göz tansiyonu yeterince kontrol altına alınamayan bazı hastalarda SLT (Selektif Lazer Trabeküloplasti) uygulanabilir. Tedavinin etkisi kişiden kişiye değişebilir ve zamanla azalabilir.
YAG lazer, özellikle kapalı açılı glokomda, göz içindeki sıvının dolaşımını kolaylaştırmak amacıyla uygulanabilen lazer tedavilerinden biridir.
İlaç ve lazer tedavileriyle yeterli kontrol sağlanamayan glokom hastalarında cerrahi tedavi uygulanabilir. Ameliyatla göz içinde biriken sıvının dışarıya kontrollü şekilde boşaltılmasını sağlayacak yeni bir çıkış yolu oluşturulması amaçlanır.
Hangi tedavi yöntemi uygulanırsa uygulansın, glokom hastalarının düzenli olarak göz hekimi tarafından takip edilmesi gerekir.
Göz tansiyonu tedavisinde kullanılan ilaçların çeşitli yan etkileri olabilir. Bazı göz damlaları gözlerde kızarıklık, yanma, batma, kuruluk, kirpiklerde uzama veya göz renginde değişiklik gibi yan etkilere neden olabilir.
Bazı ilaçlar ise sistemik yan etkilere yol açabilir. Örneğin, kalp ritmi üzerinde etkiler veya astım şikâyetlerinde artış görülebilir. Bu nedenle ilaçların doktorun önerdiği şekilde kullanılması önemlidir.